2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Eskişehir’de etkinlikler sürüyor.

eskisehir_kulturbaskenti

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkentliği çerçevesinde yapılan etkinlikler kapsamında “Türkülerle Türk Dünyası Konseri”  gerçekleştirildi.

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı ile Eskişehir Emirdağ Kültür ve Sanat Derneği’nin katkılarıyla, Çankaya Üniversitesi Türk Halk Müziği Topluluğu Korosu, bir konser verdi. Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen, “Türkülerle Türk Dünyası” adlı konserin ilk bölümünde Türkistan, Kerkük, Azerbaycan, Rumeli, Kırım ve Kıbrıs yörelerinden türküler seslendirildi.
Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği konserin ikinci bölümünde ise Eskişehir, Afyonkarahisar, Kütahya ve Ankara türkülerinden bazı örnekler sunuldu.
Eskişehir’de Kültür başkenti olarak pek çok etkinlik gerçekleştirilirken,  Eskişehir2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen 4.Uluslararası Şefika Kutluer Festivali’nde “Almatı Senfoni Oda Orkestrası” bir Konser verecek.

Konser 09 Ekim 2013. Ankara Besim ve Heykel Müzesi’nde…

2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Eskişehir
2010 yılında İstanbul’da düzenlenen “Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 10.Zirve Toplantısı” sırasında TÜRKSOY tarafından önerilen “Türk Dünyası Kültür Başkenti” uygulaması oy birliği ile kabul edilmiş ve uygulamaya sokulmuştu.

Bu karar doğrultusunda 2011 yılında  “Astana 2012 Türk Dünyası Kültür Başkenti” seçilerek  yürürlüğe girmesinin ardından, 2013 yılı için Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak, Eskişehir seçilmişti.

eskisehir_turkdunyasi_kulturbaskenti

2012 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti olan Astana 24 Şubat 2012 tarihindeki Açılış Galası ile başlattığı etkinlikleri, 30 Kasım 2012’de Kapanış Töreni ile Türk Dünyası Kültür Başkenti bayrağını Eskişehir’e devretmişti.

Türk Dünyası Kültür Başkenti uygulamasının amacı

Türk dili konuşan halklar ve ülkeler arasında dostane ilişkiler kurarak, ortak Türk kültürünü, dilini, tarihini, sanatını, gelenek ve göreneklerini araştırarak ortaya çıkarmak, geliştirmek, korumak, gelecek kuşaklara aktarmak ve kalıcı kılmak.

Bilimsel, kültürel, sanatsal araştırma, inceleme ve etkinlikler yaparak, kültürel birliği ve dayanışmayı sağlamaya çalışırken dünya barışına, uygarlığına, bilime ve sanata katkıda bulunmak.

Türk kültürünün sevgi, hoşgörü ve akılcılık ilkelerine dayandığının bilinci içinde, Türk kültürünün uluslararası düzeyde benimsenmesine, yaygınlaştırılmasına çalışmak, bu yolda uygarlığa, dünya barışına ve insan haklarına hizmet etmek.

Türk dünyası halklarının ortak geçmişini, tarihini, dil ve edebiyatını, kültür ve sanatını bir bütün halinde ele alan bilimsel araştırmaları güçlendirmek.

Ulusal tarihi, ana dili, edebiyatı, kültür ve sanatı, gelenek ve görenekleri gelecek kuşaklara aktarmak için ortam hazırlamak.

Uluslararası ilişkilerde yeni dengelerin kurulmasını göz önüne alarak, bölge ve dünya çapında yeni kültürel yapılaşmayı desteklemek amacıyla Türk Dünyası Kültür Başkentliği oluşturuldu.

 

Eskişehir aynı zamanda, 2013 UNESCO Somut Olmayan Kültür Başkenti…

Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) Nedir?

Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü olan UNESCO, 17 Ekim 2003 tarihli 32. Genel Konferansı’nda Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesini kabul etti. Sözleşme’nin ikinci maddesi Somut Olmayan Kültürel Miras’ı şu şekilde tanımlıyor:

“Somut Olmayan Kültürel Miras” toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekanlar anlamına gelir. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu somut olmayan miras, toplulukların ve grupların çevreleriyle, doğayla ve tarihleriyle etkileşimlerine bağlı olarak, sürekli biçimde yeniden yaratılır ve bu onlara kimlik ve devamlılık duygusu verir; böylece kültürel çeşitliliğe ve insan yaratıcılığına duyulan saygıya katkıda bulunur. İşbu sözleşme bağlamında, sadece, uluslararası insan hakları belgeleri esaslarına uyan ve toplulukların, grupların ve bireylerin karşılıklı saygı gereklerine ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerine uygun olan somut olmayan kültürel miraslar göz önüne tutulacaktır.

Sözleşmenin aynı maddesinin 2. fıkrası Somut Olmayan Kültürel Mirasın belirdiği alanları şu şekilde tanımlamaktadır:

  • Somut olmayan kültürel mirasın aktarılmasında taşıyıcı işlevi gören dille birlikte sözlü gelenekler ve anlatımlar
  • Gösteri sanatları
  • Toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler
  • Doğa ve evrenle ilgili uygulamalar
  • El sanatları geleneği

Sözleşme, bu alanlarda beliren mirasın araştırılmasını, derlenmesini, arşiv ve dokümantasyon merkezlerinin oluşturulmasını, müzelerinin kurulmasını, öğretim kurumlarında ders olarak okutulmasını, kitle iletişim araçlarında olumlu kültür değerleri olarak yer verilmesini ve kuşaklar arasında ortaya çıkan kopuklukları giderecek tarzda etkin biçimde değerlendirilmesini, temel amaçlar ve eylem planları arasında görmektedir.

Sözleşmenin 13. maddesi, somut olmayan kültürel mirasın ulusal ölçekte korunmasına işaret ederken, devlet içinde kurumlaşmaların özendirilmesini ve basın yayın organlarında somut olmayan kültürel mirasa belli bir kota ayrılmasını istemektedir. Sözleşmenin 14.maddesi, somut olmayan kültürel mirasın ilkokuldan başlayarak bütün eğitim kurumlarında ders olarak okutulmasını öngörüyor.

27-29 Haziran 2006 tarihlerinde Fransa’nın başkenti Paris’teki UNESCO Genel Müdürlüğünde toplanan Taraf Devletler Genel Kurulu’nda Türkiye, Sözleşmenin Yönetim Kurulu niteliğindeki Hükümetlerarası Komite’ye seçildi. Türkiye, 2010 yılında biten komite üyeliğinde Milli Komisyon ve Somut Olmayan Kültürel Miras Komitesi Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz tarafından temsil edildi.

Sözleşmeye 1 Mart 2012 tarihi itibariyle 142 devlet katılıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir