Sanatsal anlatım: Edebiyat üzerine

Sanatsal anlatım: Edebiyat üzerine

eskikitaps

H.Piraz / Hobitat.com,

 

Edebiyat veya yazın, yazarın düşünce ve duygularını, okuyanın estetik bir tat almasını sağlamak amacıyla kaleme aldığı veya böyle bir amaç gütmese de biçimsel olarak bu düzeye ulaşmış yazılı eserlerin tümüne verilen isimdir.

Edebiyat, Düşünce ve duyguları güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatı, bir anlatım biçimi olarak da tanımlanabilir. Herhangi bir metnin edebiyat eseri sayılabilmesi için sanatsal değerler taşıması gerekir. Edebiyatın ne olduğunu anlayabilmek için onun, dilden, konuşma ve düz yazı dilinden farklı olan yanlarını ortaya koymak gereklidir.

Edebiyat düşünce ve duyguları güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatı olarak tanımlanabilirse de her sözlü anlatım ve her metin edebiyat tanımı içerisine sokulamaz. Amacı okuyucuya estetik bir lezzet sunmak değil de onu bir konuda aydınlatmayı hedefleyen teknik bilgileri ihtiva eden eserler (bilimsel makale veya kitaplar, gazete haberleri gibi) edebiyat tanımı dışında değerlendirilirler. Ancak bazı müellifler bilimsel eser ve haberlerin de edebi değer taşıyabilecek nitelikte olabileceği gibi, hiç bir sanatsal kaygı ve özellik taşımayan şiirlere de rastlanabileceğini belirterek bu tanıma karşı çıkmışlardır.

Edebiyat kuramları

Edebiyatın sınırları önceden belirlenmiş biçim ve kurallara göre tasarlanarak oluşturulan bir üretim mi yoksa baştan tasarlanamayan çalışma sırasında bilinçaltı ve geçmiş tecrübelerin ışığında oluşturulan özgün bir üretim mi olduğu Eski Yunan’dan bu yana tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Bu bağlamda, edebi metinlerin üretimini sorgulayan iki ana görüş vardır.

Kurgucu anlayış,

İlk temsilcisi Ünlü düşünür Aristoteles, Poetika adı çalışmasında tragedyayı enine boyuna incelerken kurguyu ön plana çıkararak, sanatsal dışavurumu ikinci plana atmıştır.

Dışavurumcu anlayış,

MS. 1. yüzyılda Eski Romalı düşünür Longinus, Peri Hypsous (Yücelik Üzerine) adlı çalışmasında bir eserin sanatsal değerinin, içindeki coşku miktarı ile ölçülebileceğini iddia ederek kurgucu anlayışı reddetmiştir.
20. yüzyıl’dan itibaren her iki anlayışın ortaklaşa yansıtıldığı eserler ortaya konulmuştur. Sözgelimi James Joyce’un Ulysses adlı romanı hem kusursuz bir kurguya, hem de dışavurumun en abartılı ve yoğun kullanıldığı, bu alanda devrim sayılabilecek bir çalışma olarak dikkat çekmektedir.

Konuşma ve düzyazı dilinde, dil bir araçtır. Doğruyu araştırma, ortaya koyma, başkalarına iletme aracıdır. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler görevini yaparken önemli olan, okuyucu kitle üzerinde meydana getireceği sonuçlardır. Sonuç yani amaçlanan şey, onu okuyan, ya da dinleyende ortaya çıkan değişimdir. Düşüncelerimizi ifade ettiğimiz sözcükleri nasıl biçimlendirdiğimizi unuturuz. Onlar aracılığı ile düşüncemizi ilettiğimiz kişi de onların nasıl kullanıldığına dikkat etmez. Sözcükler unutulur, taşıdıkları anlam odak noktası olur. Dil, bizi doğrudan doğruya diğer insanlarla, eşya ve düşüncelerle karşı karşıya getirir.

Oysa şiir ve edebiyatta tam tersi bir durum oluşmaktadır. Şiir ve edebiyatta dil bir araç değil, biraz amaçtır. Şiir ve edebiyatta dil, kelimeler, cümleler ve biçimler daha nesnel (objektif) hale gelirler, şeyleşirler. konuşma ve düzyazı da olduğu gibi insan, eşya ve düşüncelerin arasında şeffaf halde kalmaz şiir.  Tam tersine resim gibi, müzik, mimari yapı gibi somut olarak karşımıza çıkar değer kazanır.

Şiir, dilin anlam, ses ve ritim özelliklerini belli bir düzen içinde kullanarak; bir olayı, ya da bir duygusal ve fikri deneyimi duygusal yoğunluk ve sıradışı anlatım tarzı ile ifade etme sanatı olarak tanımlanabilir.

Şiirin tanımı için çeşitli sanat anlayışlarına göre farklı yaklaşımlara göre farklı tanımlar yapılmış, hatta şiirin tanımlanamayacağı da öne sürülmüştür.

Yahya Kemal Beyatlı şiiri, “Bildiğimiz musikiden farklı bir musiki” olarak tanımlarken, Cahit Sıtkı Tarancı’ya göre şiir, “Kelimelerle güzel şekiller kurma sanatıdır”. Ahmet Haşim de şiiri “Söz ile musiki arasında olan fakat sözden ziyade musikiye yakın olan bir lisan” olarak tanımlar. Necip Fazıl Kısakürek ise şiir için, “Mutlak hakikati arama işidir” der.

Geçmişte şiirin kafiye(uyak), vezin (ölçü), nazım biçimleri gibi biçimsel özelliklerden ayrı düşünülmemesi sebebiyle şiirle nazım eşanlamlı sayılmışsa da günümüzde bu düşünce aşılmıştır.

Şair sadece cümle kurmaz, sözcüklerle, güzel, unutulmaz ifade biçimleri oluşturur. Sözcüklerin bir araya özel biçimler halinde dizilişinde derin eğilimler dürtüsü vardır. Şair, dilde olduğu gibi sözcüklerden yararlanmanın yanı sıra aynı zamanda onlara katkı sağlar. Renk, ses, hacim gibi özellikler katarak onları somutlaştırır, kırar, bozar ve yeniden inşa ederek bir şiir dünyası kurar.

Sözlerin ve sözcüklerin nesnelleştirilerek özel işaretler, deyişler, tılsımlı biçimler haline getirilmesi ile bu eserlerde edebi sihir ve cazibe etkisi oluşturması, şiirin doğuşunu hazırlayan en eski etkenlerden olduğu gibi, unutulmayan, ezberlenen özel biçimlerle tekrar edilmesini sağlamaktadır. Bu yönüyle, yazının ortaya çıkması bir yana, tam konuşma dilinin bile gerçekleşmediği, insanın ve insanlığın en eski döneminde bile şiir ve şiir dili vardır.

Bununla birlikte, gerçek şiir ve edebiyat yazının bulunup kullanılmasından sonra gelişmiştir. Sanat dışı konularda (hukuk, siyaset, mektup vb. alanlarda) bile ilk yazılı metinler, edebiyat eserlerine yakın, destanî, güzellik iddiası ile kaleme alınmış oldukça nesnel eserler olarak karşımıza çıkar.

 

Edebiyat Türleri

Edebiyat türleri iki kategoride incelenebilir. nazım ve nesir. Nazım, belli bir ölçü ve kalıp esas alınarak üretilmiş edebi eserlerdir. Bir başka ifadeyle bütün şiir ve şiirsel metinlerdir. Hece vezni veya aruz vezni gibi belli bir kalıp ve ölçüye bağlı kalınarak yazılır. Nesir anlatım ise serbest, ölçüsüz düz yazıdır. Nazım, genel olarak bütün şiir türlerini kapsadığı gibi, Nesir de edebiyatta şiir dışındaki tüm biçimleri kapsar. Roman, öykü, tiyatro, deneme, makale gibi…

metinler_tasnif

Nesir (Düz yazı) türleri
Makale, Fıkra, Deneme, Röportaj, Masal, Öykü, Roman, Eleştiri, Anı, Günlük, Biyografi, Otobiyografi , Mektup, Gezi yazısı…

 

Sözlü Edebiyat türleri: 

Konferans, Sempozyum (Bilgi Şöleni), Söylev(Nutuk, Hitabet), Mülakat(Görüşme), Röportaj,  Forum, Münazara…

 

Şiir’de kendi arasında farklı bölümlere ayrılabilir.

Epik şiir, Lirik şiir, Pastoral şiir, Satirik şiir, Manzum hikâye, Mesnevi şiir, Metafizik şiir, Deneysel şiir, Dramatik şiir, Didaktik şiir, Senfonik şiir, Somut şiir

 

Dramatik şiir 

Komedi, Trajedi, Dram

Nesir (düzyazı sanatı)

Edebiyatta düzyazı sanatına, Nesir denir. Dil kurallarından başka hiçbir ölçüye bağlı olmayan düz ve edebi sanatları kullanma kaygısı gütmeyen anlatım yolu. Nesir örneklerinden olan eserler, halkı bilgilendirmek amacıyla yalın, sanatsız bir dille yazılan eserlerdir.

“Yunanlıların ve özellikle Latinlerin nesir dedikleri nesir, hulasa bugün aydınlığının hudutsuzluğuyla insanları insan eden nesir araplar’da da yoktu, acemler’de de yoktu. Biz Türkler, Arap ve Acemden etkilendiğimiz için, ayrıca da, kendi milli kusurumuz olarak, az yazdığımız için nesirsiz kaldık. Asıl edebiyat nesirdir” (Yahya Kemal, edebiyata dair, İstanbul Fetih Cemiyeti 1984, s.70.)
Eski nesir, “sade nesir” ve “süslü nesir” (sanatkarane, edebi sanatları kullanan nesir) olmak üzere başlıca iki yönde gelişmiştir. Sade nesir, konuşma dilinde yazılan, açık anlatıma sahip, doğal, edebi sanatları kullanma kaygısı gütmeyen nesir çeşididir. Bu nesir türünde kültür düzeyi yüksek kesimin dışında özellikle halka hitap eden eserler ve bazı tarihler yazılmıştır. Süslü nesir ise, yabancı kelimeler ve dil kurallarıyla yüklü, çeşitli edebi sanatlar ve kelime oyunlarıyla süslenmiş nesirdir. Bu nesirle, her devirde entelektüel kesimlere hitap eden eserler yazılmıştır. Yeni nesir’de, yazı dilini konuşma dili ile birleştirme çalışmaları yapıldığı görülmektedir. Yazı dilinin konuşma dili haline getirilmesi hareketi, 1911 de Selanik’te çıkarılmaya başlanan “Genç Kalemler” dergisinde, Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp gibi sanatçılar ve fikir adamları tarafından idealize edilmiş ve bu hareket, bugünkü yazı dili üzerinde önemli etkiler ortaya koymuştur. Yeni nesrin başlıca özellikleri şu konular üzerinde görülebilir.

Konuşma dilinde Türkçe karşılığı bulunan yabancı kelimeler dilden çıkarılmıştır.
Bütün yabancı dil kuralları terk edilmiş, kullanılan dile Türkçe dilbilgisi hâkim kılınmıştır.
Eski nesir, çoğu kez, iç içe geçmiş cümleciklerden oluşan bileşik cümlelerle yazılırdı; yeni nesir ise, genellikle, kısa cümlelerle yazılmaktadır. Eski nesirde söz sanatları ve hünerleri göstermeye çalışılır, cümle sonlarında secîler kullanılır ve bunu sağlamak için de gereksiz dolgu malzemesi sözcüklere yer verilirdi; yeni nesirde ise secî kullanılmaz. Sadece hedeflenen düşünceleri anlatmaya yetecek kadar kelime kullanılır, gereksiz dolgu malzemesi sözcüklere yer verilmez.

Drama

Drama, özellikle oyuncular için yazılan bölümleri duygusal – kurgu ile canlandırma sanatıdır.
Kabul gören bir tanıma göre drama; bir kelimeyi, kavramı, davranışı, bir cümleyi, bir fikri, bir hadiseyi veya tecrübeyi tiyatro tekniklerinden yararlanarak tiyatro oyunu veya oyunlar geliştirerek canlandırma sanatıdır.

Drama “Sözcük anlamı yaşam, yaşanmışlık, yaşamsal kesitler olduğu gibi görsel sanatlarda Acıklı, acınası olay diye de geçer”. Çocuk psikolojisinde Drama ise yaşanan hayatı oyun eylem metodu denilen canlandırma, dramatizasyon, çalışmalarıyla anlatmak, tanıtmaktır.

Dramalar medyanın çeşitli alanlarında canlandırılabilir: canlı performans, film veya televizyon için yapılan özel dramalar gibi…

Örnek olarak Seneca’nın oyunları, Byron’un Manfred’i ve Percy Bysshe Shelley’nin Prometheus Unbound’unu gösterebiliriz. Imaginary Conversations of Walter Savage Landor’da olduğu gibi bazı dramatik edebiyat eserleri, oyunların canlandırılmış şekillerinde tamamen farklı biçimde de ortaya çıkabilir. Drama, içersinde diyalog ve şarkıların olduğu operada veya müzikal ahenge sahip  müzikal oyunlarda  müzik ve dansla da birleştirilebilir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
hobitat.com
sitesinde yayınlanan tüm içerikler Pertev Ajans'a
aittir. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Portal Teması : Wptr.Co